Bazen varlığı göğsüme bir bıçak gibi saplanıyor. Kanatıyor beni. Onu düşünmek beynimi paramparça ediyor. Hücrelerim ölüyor, ben ölüyorum ama yinede hayat devam ediyor.
Bir an oluyor, küçük bir şey kırılıyormuş gibi ses çıkartıyor. Bulamıyorum o küçük şeyi. İçimin sesi bulmama izin vermiyor. Bana sürekli aynı masalı anlatıp duruyor. '' Bir varmış bir yokmuş. Var olmanın yoğun telaş içerisinde olduğu için çoğu zaman yokmuş'' diyor. Ve sürekli ama sürekli tekrarlıyor bunu. Bu masalın amacı uyutmak değil de, sanki daha çok uyandırmak. Ama ben uyanmak istemiyorum. Onu sevmek güzel. Onu sevmek bana var olduğumu hissettiriyor.. Beni öldürüyor, ama bir şeyleri de hissetmemi sağlıyor. O benim kayıp yıldızım. Biliyorum, o var, şuan yanımda olmayabilir, ama var. Belki beni sevmiyor. Ama var yani. Her gece aynı gökyüzüne bakıyoruz. Biliyorum, oda yıldızını arıyor. Yıldızını ararken aklındaki o kişi olmayı çok isterdim. Her gece tanrıdan beni dilemesini, o kadar çok isterdim ki! Aklındaki tek isim benim ismim olmasını. Biz olmayı...
Kaçmalıyım. Kendimden, sahte insanlardan, ailemden, dost bildiğim insanlardan... herkesten. Onunla yalnız kalmak istiyorum. Sadece onun ismini hatırlamak. Gökyüzündeki tek yıldızın O olmasını istiyorum. En çokta kendimden kaçmaya ihtiyacım var. Midem bulanıyor artık. Anlatılan bütün her şeyi kusmak istiyorum. Kimseye inanmamak istemiyorum ben. Doğruları bilmek, yalanları unutmak. Sadece kaçmak istiyorum işte. Kendimden bile çok uzaklarda olmak. Yok olmak. Yalnız ve seninle kalmak. İstediklerim çok değil, ama bunlara bile izin yok. Köle gibiyim kendi hayatımda. Kaçamıyorum, kendimi bir türlü yalnız bırakamıyorum. Beni bırakmalıyım. Beni onun kollarında uyutmalıyım.
Kitaplarımı yaktım. Her cümle sanki bizim için imkânsız diyor. Bize imkânsız dedirttirmem. Yapmam, yapamam bunu. Yazmıyorum da artık. Kalem beni dinlemiyor. O kendi hikâyesini yazıyor. Hikâyenin sonunda ayırıyor bizi. Olmaz diyor o da. Sen ve o, olmaz. Aynı dünyanın iki ayrı insanı. Öyle hitap ediyor bize. Etrafımda dolaşan sahte insanlardın aile sandıklarımdan dost dediklerimden hiç bahsetmiyorum bile. O' diyince hiç susmamak üzere konuşmaya başlıyorlar. Sen ve O, dolapta bile yan yana durmayacak olan iki ayrı kitap gibi diyorlar. Söyledikleri, sayfalarına yazılmamış boş bir kitap gibi. Bizi ayırmak için yazmaya başlamışlar içine. Duyduklarımı yırtıyorum, sonra hepsini yakıyorum.
Olmayan seni benden almalarına izin vermiyorum...
Olmayan seni benden almalarına izin vermiyorum...
Geen opmerkingen:
Een reactie posten