dinsdag 22 november 2011

Yaşamım içimdeki Sen'le son bulsun.

Var diye bilecek kadar yoktun hayatımda.
Ama düşüncelerim de sürekli gündeme otururdu varlığın.
Yokluğunu da fark ettirmezlerdi tabi, ara sıra yer değişikliğinin iyi geldiğini söylerdi beynim, fakat kalp aslında 'Sürekli varlık olsun' demekten yanaydı.
Bense sadece izlerdim onları.
Sen bende her türlü olabiliyordun zaten, olmadığın zamanlara da dâhildi bu.

Ben senin bende yokluk olup gidebilmeni, varlığa dönüşüp beni sevebilme ihtimalini sevmiştim zaten.
Sonuç her ne olursa olsun sen düşüncelerimi karıştırmaya devam edecektin.
Fakat sen iki yolu da seçmedin,
Sen başkasına varlık olmayı tercih ettin.
Eğer bir gün birini sevdiğinde unutacaktım hem varlığını hem de yokluğunu.
Ama çok tuhaf ve hâlâ düşüncelerimdesin.
Belki de 'Sadece beni seviyor' olma ihtimalin veya ' Yokluk her zaman varlığa dönüşebilir ' dedirten gerçekler yüzünden gitmiyor gereksiz düşüncelerim.

Fakat bu yolu ben seçtim.
Baştan itiraz edip kendi bedenime söz geçire bilseydim, içimdeki hücrelere kadar hiçbir şey seni sahiplenmeyebilirdi.
Olsun artık, bir şekilde ölecektim zaten, bilmediğim bir ölüm olacağına bildiğim bir yöntem olsun.

Varlığının ve yokluğunun arasında kalan düşüncelerim, beni gözyaşlarımda boğsun.
Ve yaşamım böyle son bulsun.


Geen opmerkingen:

Een reactie posten