zondag 29 januari 2012

Kimsesizim, ama yalnız değil.

Yanağıma değen göz yaşlar havanın soğukluğuna karışmış içime işliyorlar.
Herkesim varken, daha önce bakmadan yanından geçip gittiğim parkta yalnız başıma oturup ağlamak iyi geliyormuş. Görenler kaç tane yalnızlıkla birlikte olduğumu bilmeden belki de bu halimi görünce kimsesiz lafını yakıştırıyorlardır bana. Evet, kimsesizim, ama yalnız değil. Sevdiklerimin nefeslerine karışamıyor nefesim, gözlerim okuyamıyor gözlerini, ama her zaman yanımdalar. Havanın karanlığına karışmış varlıkları ve beni seyrediyorlar. Ağlama dediklerini duymuyor olabilirim belki, belki üzülmemi istemiyorlardır, fakat başka türlüsü gelmiyor elimden. Ağladıkça kimsesizleşiyorum. Gözyaşlarımın sıcaklığını bile koruyamıyorum. Gözlerimden düşer düşmez onlarda yabancılaşıyorlar bana. Üşütüyorlar beni, canımı acıtıyorlar. Ama ağlamaktan başka hiçbir şey yapamıyorum. Çaresiz olmak böyle bir şeymiş meğer. Ölmek böyle bir şeymiş. Kimsesiz kalmak böyleymiş. Titreyen ellerime bir el bile bulamayan ben, hâlâ nefes alıp verme gücünü nereden buluyorum gerçekten bilemiyorum.


Geen opmerkingen:

Een reactie posten