dinsdag 21 februari 2012

Yarın, bu zamanlarda.: travis said hello.

Yarın, bu zamanlarda.: travis said hello.:

Bir kadın düşün, bir adam doğursun.
Bir adam düşün, bir kızı sevsin.
Bir kız düşün, bir çocuğun olsun.
Çocuk benim, sen yoksun.
Kadın sensin, ben yokum.
Kız sensin, dünya yok.
Olmayan bir dünya kadar güzel bir yılın olsun kız çocuğu.

Travis said hello.

maandag 20 februari 2012

Yalnız odaların karanlık köşeleri

Senin için kaç gece öldüğümü sayamam sevgili, sayısı kaçırılmış intiharlar saklıyorum yüreğimde ve hepsi sana ait hepsinin senli izleri var bedenimde...

Her gün yine ayrı bir bıçak kesiği tenimde... Gözlerim sürekli hastane kapılarının eşiğinde... Koca bir umutla bekliyorum belki bu sefer gelirsin diye...

Hayatıma son veremiyorum... Ecel canımı almadan öldürmüş beni... Can çekişiyorum o yalnız odaların karanlık köşelerinde...
Damarlarıma işleyen serumlar bana seni unutturamıyorlar... Her bir unutma deneyi, başarsızlıkla sonuçlanıyor yine...
Odanın karanlığı beni içine çekiyor... Kayboluyorum...

Odadaki boş çiçek vazolarına bakıyor... Ve bize benziyor olmalarını tuhaf buluyorum...

Aynı bizim gibiler... Boş ve bir katile verilmesini bekleyen çiçekler istiyorlar...
Tıpkı benim; senden öldürdüğüm kalbini hâlâ inatla istediğim gibi...
Ve senin; duruşun gibi, durdukları gibi öylece duruyorlar... Hiç ses çıkarmadan... Orada olduklarını kimselere çaktırmadan... Bomboş ve gereksiz...

Katilin ben olmama rağmen suçlu ben değilim... Sadece karşılık görmeyince öldürdüğüm "bir" tane kalple kirlettim düşlerimi... Ama hâlâ hiç bir duygu oranıma söz geçiremiyorum... Seviyorum... Seviyorum ve unutamıyorum...
Hiç olmadın ama yinede bir şekilde gittin...
Gittiğin günden belli gecelerimi hüsran kapladı ve her geçen gün daha da bir batıyorum boşluklarına...


Kısacası 8 numara... Üçüncü koridorun sonundaki oda...
Ne olur gel... Bu sever atlatamayabilirim... Hiç beklenilmedik bir şey olur ve ölür giderim...

dinsdag 7 februari 2012

Sadece, gitme.

Susarak geçirdiğin her saniye seni benden daha da uzaklaştırıyor. Susarak uzaklaşıyorsun. Sen sustukça etrafın sisi çoğalıyor. Yokluğuna bulanıyor sokaklar, duvarlardan silikleşiyor varlığın. Sen sustukça kırılıyoruz. Parçalandığımız yanlarımızdan etrafa dökülüyoruz. Sustukça yanıltıyorsun yüreğinde ki sevdayı, seviyorsun, seviyorum ama konuşamıyoruz. Çünkü sen sustukça beni de susturuyorsun. Ben sustukça yabancılaşıyorsun benliğime, her bir yanımızdan yaralanıyoruz. Yalnızlaşıyoruz. Ayrılık şarkıları cızırdıyor koridorda, vedaların, sonların sesleri yükseliyor. Sustur sevgilim, sustur hepsini. Uyanmak istemiyorum rüyalarından. Bizi rüyamızdan uyandırma. Konuş, konuş ve bizi bize geri getir. Seni koridora çeken kollara karşı direnişli ol. İzin verme seni benden, beni de senden almalarına. Susma sevgilim. Sen sustukça güçsüzleşiyor bedenim. Ellerimi tut ve bütünleşelim artık. Mesafelerimize baktığın yönü bana çevir.  Bitme sevgilim, diktiğin yaralarımın iplerini söküp uzaklaşma kanayan yanlarımdan. Gözyaşlarımın yanaklarımı ıslatmasına izin verme, öp beni sevdamızdan. İnsanların yüzleri kirletmesin kaderimi, temizlediğin yüzleri kirletip kaderimi yozlaştırma. Kirlenmek için çok geç, gidersen bu dağınıklıkların içinde yanarım. Yakar beni gidişin. Gözlerimin içine bakarak gidişinde yanacak olan ateşin yanmasına izin verme. Susma, gitme. Babamın açtığı yaralarıma zehir dökme.
Sende beni (yarım) bırakma sevgilim.

zondag 5 februari 2012

Bizde kal.

Eğer biri sana benim sensizliğimi anlatmaya kalkışsaydı, bunu yapamazdı. Öyle sensizim ki, ellerim titriyor gidişinin yanımda kalmış sıcağından. Tenime son kez değdirdiğin ellerinin sıcağı da olabilir bu. Bilemiyorum. Sadece çok sensizim. Halimi görenlerin sana ettikleri bedduaların tutmaması için geceleri yatağımda Allaha yalvarıyorum. Sana bir şey olmasın. Bana olsun olacaklar,  zaten ölmüşüm. Yediğim hiçbir darbe kâr etmez. Daha fazla yıkılamam. Sen mutlu ol. Çocukluğunun verdiği acılar yüzünden böylesin, biliyorum, gidişinin benimle bir alâkası yok. Birine bağlanıp onu kaybetmekten korkuyorsun. Kendi yoksulluğunla başkalarının hayatını mahvetmekten korkuyorsun. Yoksulluğunun sebebi bu kadar umutsuz oluşun. İçinde kaybettiğin umutlarının canlanması için arkandan dua etmekten başka bir şey gelmiyor elimden. Sen mutlu ol işte. Yanında olamasam da her zaman seninleyim. Gitme dediğimi duyduğun halde gittin ve bitirdiğini sandın bizi, biz bitmedik. Beni sevdiğini biliyorum. Seni her zaman seveceğimi biliyorsun. Gidişini dönüşüne çevirecek olursan eğer, ben bıraktığın o yerdeyim. Üstünden istediği kadar zaman geçsin, ben kokunu saklayacağım içimde, ellerimi sana açacağım geldiğin uzaklardan. Omzuma yaslayabileceksin yorgun düşmüş yüreğini. Şimdilik böyleyiz ve sen her şeyin bittiğini düşünüyorsun. Biz her şeye buradan başlıyoruz sevgilim. Seni bekleyeceğim. Satırlarımı kokunla süsleyeceğim. Sadece korkma. Hayatın acımazsızlığına kaptırma kendini. Korkma. Ben geceleri, gökyüzündeki yıldızların, gündüzleri bulutlardaki beyazınım. Yanında olamasam bile, sendeyim. Beni bu kadar sensiz bırakma. Hoş’ça kal sevdamızda. Benden uzaklarda ol ama hep bizde kal.